| |
|
|
KÜLTÜR - SANAT |
|
|
|
 |
Norah
Jones'un Yeni Albümü Gecikmedi
Son yılların en gözde yıldızlarından olan Grammy ödüllü Norah
Jones, Blue Note etiketiyle üçüncü albümü 'Not Too Late!' şubat başında
yayımlanacak. Norah Jones, 13 şarkıdan oluşan ve M-Ward,
Richard Julian, Jesse Harris, Tony Scherr, Larry Goldings gibi birçok
konuk müzisyenin yer aldığı |
|
albümdeki şarkıları turne sırasında yanından ayırmadığı gitarıyla
bestelemiş. Ünlü Hong Konglu yönetmen Won Kar Wai'ın yeni filmi "My
Blueberry Nights"da oynayan sanatçı, önümüzdeki günlerde kendini
beyazperdede de gösterecek. |
|
|
|
 |
Mona Lisa'nın Kirpikleri Restorasyonda Silinmiş
Leonardo da Vinci'nin meşhur tablosu Mona Lisa'nın aslında
kaşları ve kirpikleri olduğu, bunun restorasyon sırasında silindiği
ortaya çıktı. Mona Lisa tablosu üzerinde kendi geliştirdiği kızılötesi
ve morötesi sensörlü dijital tarama yöntemiyle Louvre müzesinde 3 yıl
süreyle 3 bin saati aşkın inceleme yapan Fransız mühendis Pascal Cotte,
240 megapixellik taramayla Mona Lisa'nın restorasyonlar
|
|
sırasında silinen yüz tüylerinin izlerinin ortaya çıktığını belirtti.
Bulgularını San Francisco'daki Metreon'da açıklayan Cotte, ayrıca da
Vinci'nin, Mona Lisa'nın sol elinin iki parmağının duruşunu
değiştirdiğini, yüzünün de aslında daha geniş ve gülümseyişinin daha
anlamlı olduğunu söyledi.
Tarama sonuçlarına göre, ayrıca Mona Lisa'nın bir battaniye
tuttuğunu, ancak bugün bunun hiç görünmediğini belirten Cotte,
analizlerinin tablonun asıl renklerinin, şu anki ağır yeşil, sarı ve
kahverengilerle kıyaslandığında, açık mavi ve beyaz olduğunu kaydetti. |
|
|
 |
Sahte Tablo Enflasyonu Türk
resminde son zamanlarda yaşanan sahte tablo iddialarına bir yenisi daha
eklendi. Koleksiyoner Ahmet Aslanbek, bir müzayedede satışa sunulan,
Avni Arbaş’ın “Atlılar”ının sahte olduğunu iddia ederek suç duyurusunda
bulundu.
Nişantaşı Müzayede Şirketi’nce 30 Eylül’de düzenlenen müzayedede
satışa sunulan ünlü ressam Avni Arbaş’ın “Atlılar” tablosunun sahte |
olduğu iddiaları, Türk resminde yaşanan sıkıntıyı ve kaosu bir kez daha
gözler önüne getirdi.
Tablonun orijinalinin kendisinde olduğunu belirten koleksiyoner Ahmet
Aslanbek, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Sahte olduğunu iddia ettiği tablonun imha edilmesini isteyen Aslanbek
konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:'Danışmanların
unvanı yok’
“Nişantaşı Müzayede Şirketi’nin kataloğunda, evimde bulunan Avni Arbaş
imzalı tablonun kopyasını gördüm. Müzayede başlamadan önce gidip
şirketin yöneticilerinden Ali Ulukaya ile görüştüm. Evimdeki resmin
fotoğrafını gösterdim. Ulukaya önce ellerinde rapor olduğunu söyledi
sonra geri adım attı. Neticede müzayede başladı. Sırası geldiğinde resmi
çıkardılar ve Ulukaya 'Şimdilik bu resim üzerine bir şüphe oluştuğu için
müzayededen çekiyoruz’ dedi. Bu söz el altından satabilir manasına
geliyor bence. Bunun üzerine kalkıp bu resmin orijinali benim evimdedir
dedim.”
Aslanbek, Avni Arbaş’ın yakın dostu olduğunu ve sözkonusu tabloyu
1998’de Artisan Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergiden aldığını
belirtiyor. Ulukaya ise, eseri Ankara’da yaşayan köklü bir aileden
aldıklarını söylüyor ve bu olay yüzünden prestij kaybettiklerini dile
getiriyor:
“Piyasada herkesin tanıdığı danışmanlar var. Ama bu insanların konuyla
ilgili bir unvanı yok. Dolayısıyla bu uzmanlar herhangi bir resim için
evet şu ressamın tablosudur diyerek imza atamıyorlar hukuki olarak. Bu
resim, içinde eski bir Kara Kuvvetleri Komutanı’nın da bulunduğu bir
aileden geldi. Dolayısıyla biz resimde problem görmedik. Biz de
mağduruz.”
Ulukaya, sahte olduğu iddia edilen tablonun imhasına dair herhangi bir
şey yapamayacaklarını da sözlerine ekliyor:
“Tablo bize ait değil. Biz aracı kurumuz ve dolayısıyla resmin imha
edilmesiyle bir ilgimiz yok. Biz de hukuki her türlü hazırlığı yaptık.
Hatalarımız konusunda konuşalım, bu sistemin içinde maalesef böyle
durumlar yaşanıyor.”
Son yıllarda sahte tablolar
Haziran ayında Melek Celal Sofu imzalı iki tablonun sahte olduğu
açıklanmıştı. Artı Mezat Müzayedecilik’in 2002’de düzenlediği müzayedede
Gülsün Erbil, bir Cevat Dereli resmine gerçek değildir diyerek itirazda
bulunmuştu. Dereli’nin öğrencisi olan Erbil’e Artı Mezat tarafından
açılan dava da geçtiğimiz aylarda sonuçlandı. Ve Erbil beraat etti.
Yine yakın bir zamanda Turan Erol, sahte tablolarının ortaya çıkması
üzerine açmış olduğu iki davayı kazandı.
İstanbul Modern’de düzenlenen Fikret Mualla Retrospektifi’nde de sahte
Fikret Mualla tabloları olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. Ayrıca iki
önemli koleksiyonda, -İktisat Bankası ve Hakan Uzan- sahte tablolar
çıkmıştı. |
|
|
|
DİĞER HABERLER: |
|
- Karl Marx'ın Gençliği
Film Oluyor |
|
- İstanbullu Hayranları
Evanescence'i Büyüledi |
|
- Herkes Mesnevi Okusun |
|
|
|
|
|
KARL MARX'IN GENÇLİĞİ FİLM OLUYOR
Alman filozof Karl Marx'ın gençlik dönemi beyaz perdeye yansıyacak.Film
yapımcısı Jacques Bidou, Haiti doğumlu yönetmen Raoul Peck'in yöneteceği
filmin ünlü filozofun gençlik maceralarını konu alacağını ve Marx'ın
1830-1848 yılları arasındaki gençlik dönemini kapsayacağını söyledi.
Marx'ın bu dönemde genç bir deha olarak görüldüğünü belirten Bidou,
bu dönemin ayrıca düşünce hayatında büyük bir hareketin doğuşu olarak
değerlendirildiğini ifade etti.
Filmde, Marx'ın Paris ve Brüksel'deki günlerinin, Komünist
Manifesto'yu yayımlamasının, aristokrat eşi Jenny von Westphalen ve
Komünist Manifesto'yu beraber yazdığı arkadaşı Friedrich Engels ile
ilişkilerinin ele alınacağı belirtildi.
Bidou, filmde rol alacak oyuncuların henüz belli olmadığını, ancak ilke
olarak karakterlerin genç olması gerektiğini söyledi.
20 milyon dolara mal olacak İngilizce filmin çekimlerine 2008'in şubat
ayında Almanya, Fransa, Belçika ve Lüksemburg'da başlanacağı, aynı
yılın sonunda da gösterime gireceği kaydedildi.
|
|
İSTANBULLU HAYRANLARI
EVANESCENCE'İ BÜYÜLEDİ
İSTANBUL - Yaklaşık iki haftadır
şehirdeki hemen hemen tüm toplu taşıma duraklarında ve basın yayın
organlarında karşımıza çıkan ve bir şekilde artarak duyduğumuz, Grammy
ödüllü grup Evanescence’ in İstanbul konseri Turkcell Kuruçeşme Arena
da dün akşam gerçekleşti.
Tabi konsere gelmeden önce, basık ve bir hayli rahatsız edici İstanbul
sıcağında saat dört sularında herhengi bir aksilikle karşılaşmamak için
konser alanındaydık. Birkaç prosedür ve ekipman kontrolünün ardından
kapıların açılmasını beklerken sahne arkasında bir hayli içten
davranışlar sergileyen grup üyeleri ile beraber küçük sohbetlerimiz
oldu.
Saat 17.45 sularında kapılar açılmaya başladı ve Radyo Eksen adına henüz
yavaş yavaş dolan konser alanında görevimizi icra etmeye başladık. Bu
arada konseri izlemeye gelen kitlenin yaş ortalamasının da bir hayli
küçük olduğunu vurgulamak isterim. Takriben bir saat sonra
Evanescence’in alt grubu olarak Gripin, sahnede kendi şarkıları ve doğal
olarak cover şarkılar söyledi. Lakin izleyiciyi hiç bir şey tatmin
etmiyordu bir türlü. Taa ki Amy Lee ve arkadaşlarını sahne de görene
dek.
İkinci albüm The Open Door’ un üç numaralı şarkısı Weight Of The World’
ile açılışı yapan grup yine The Open Door’ un açılış kaydı Sweet
Sacrifice ile beraber yaklaşık beş bin kişinin toplandığı konser alanını
ele geçirdi. Özellikle ilk albüm Fallen’dan okudukları şarkılara hemen
hemen herkesin eşlik etmesine oldukça şaşıran Amy Lee iltifatları ardı
ardına gönderdi dinleyenlere. Bir saati aşan bir zaman diliminde
şarkılarını icra eden grup ilk ve tek bis’in dönüşünü en sevilen
şarkılarından My Immortal ile çığlıklar arasında gerçekleştirdi. Ardında
kapanış şarkısı olarak Your Star’ı seçen grup bir kez daha gelmek
istediklerini belirterek sahneden ayrıldı.
|
|
HERKES MESNEVİ OKUSUN
Mevlana'nın 800. Doğum Yıldönümü ve 2007 Dünya Mevlana Yılı Armağanı...
Mevlânâ'nın torunlarından Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu'nun yalın dili ve
güçlü üslubuyla tek ciltte toplanan Mesnevî-i Şerîf tercümesi, Timaş
Yayınları'ndan basıldı. 800 sayfa ve 2007 Dünya Mevlana Yılı dolayısıyla
sadece 15 YTL .
"Bizden sonra Mesnevşeyhlik edecek ve arayanlara doğru yolu gösterecek;
onları yönetecek ve onlara önderlik edecektir"
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi
"Biz ayırmak için değil birleştirmek için geldik"
"Beri gel beri, daha da beri. Niceye bir şu yol vuruculuk? Madem ki sen
bensin, ben de senim, niceye bir şu senlik, benlik?
Tanrı ışığıyız, Tanrı sırçası. Kendi kendimizle bunca savaşımız, bunca
inatlaşmamız da ne? Aydınlık, aydınlıktan ne diye kaçar böyle?...
Aşkın esrarına talip olanlara
Hayatın sırlarını barındıran bu büyük Farsça manzum eserin birçok Türkçe
tercüme ve şerhi vardır. Tercümelerden biri olan 18. yüzyıl şairlerinden
Süleyman Nah(1151/1738-39)'nin manzum tercümesini Prof. Dr. Âmil
Çelebioğlu bugünkü alfabeye aktararak istifadeye sunmuştur."
Prof. Dr. Nihat Öztoprak
Hz. Mevlânâ kendi eseri için: Dünya durdukça, insanlar var oldukça
Mesnev okunacak zevk alınacaktır. Mesnev'den haberi olan da olmayan da o
nurdan faydalanacaktır diye buyurmuştur.
Gerçektende Nobel Enstitüsü tarafından tüm zamanların en önemli
eserlerinden biri kabul edilen Mesnev800 yıldır hemen hemen tüm dünya
dillerine tercüme edilmiş, üzerine çeşitli şerhler yazılmış ölmez klasik
eserlerden biridir. Fakat şu bir gerçek ki; Nahtercümesinin bu
tercümeler arasında çok özel bir yeri vardır. Böylesine değerli bir
çalışmanın Âmil Çelebioğlu tarafından sadeleştirilmiş metnini tekrar
yayına hazırlayan Timaş Yayınlarına ve emeği geçen herkese şükranlarımı
sunuyorum, inanıyorum ki bu eserden çok faydalanacağız.
H.nur Artıran
Eserin Türk okuruyla buluşması, gittikçe çoraklaşan kültür yaşamımız ve
onun en değerli desteği olan manevi hayatımız için zengin bir katkı
olacaktır.
Sadık Yalsızuçanlar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |