|
KUŞ CENNETİ'NİN TARİHİ:
Manyas Kus Cenneti Günümüzden 2500 yıl önce ( M.Ö. 546) Anadolu'
yu yöneten Pers Satrapları tarafından resmi park olarak kurulan,
antik dünyanın "Paradeisos " diye anılan en eski, resmi devlet
parklarından biridir. Antik dönem yazarlarından Xenophon'un
Hellenika adlı eseri Kuşgölü’nün kuzeyinde, bugün antik
çağlardaki haline göre ufak bir bölümü korunmuş olan, Kuş
Cenneti (Paradeisos) nin , gölün güney doğusunda yer alan
Daskyleion ile organik bağının olduğunu ortaya koyup; eserdeki
"Babamdan Bana kalan, içlerinde mutlu yaşadığım güzel sarayların
yıkıldığını, ağaçlar ve av hayvanlarıyla dolu Parkların da
yandığını görüyorum....." tanımlaması, Daskyleion ve Antik
Paradeisos'un 2500 yıl önceki durumunu bilimsel olarak
kanıtlamaktadır .
M.Ö. 546 yılında Persler (Akhaemenidler)
Anadolu' ya gelip, ayrı ayrı ve statejik mevkilerde dört
Satraplık (Bölge Valiliği) kurdukları ve bunlardan birinin de
Daskyleion olmasına karar verdikleri zaman, Kuş Solünün (Daskylitis
Gölü) çevresinde var olan bu doğal güzelliği farkedip, bir
Paradesios (Cennet Bahçesi) kurmaya ve bunun bakımını da
üstlenmeye karar vermiş olmalıdırlar.
Daskyieion kazı buluntuları ve bugünkü Kuş Cennetinde yürütülen
arazi düzenlemeleri çalışmaları sırasında antik Paradeisos' u
işaret eden bazı buluntular da ele geçmiştir. Bunlar arasında
üzerinde kuş resimleri olan gümüş ve bronz objeler dikkati
çekmektedirler.Daskyleion’da yapılan arkeolojik kazılarda ele
gecen mezar stelleri, kabartmalar ve mühür baskıları olan bullar
Satrapların, bu parkın bakımını üstlendiklerini, içinde gezinti
yolları yapılıp, değerli ağaç ve çiçeklerin üretildiğini, ayrıca
soylu yöneticilerin bu parkta, derelerde ve gölde yaban kuşları,
balık, aslan, yaban domuzu, geyik avlandıklarını ortaya
koymaktadır.
Bu alanda yer alan Tümülüsler parkın
yalnızca av ve gezinti alanı olarak değil,aynı zamanda Nekropol
olarak da kullanıldığını göstermektedirler. Bu Tümülüslerden
birinin, jeofizik ölçümleri yaptırılmış, kazısı
gerçekleştirilmiş ve anıt mezar restore edilerek ziyarete
açılmıştır. Kösemtuğ Tümülüsü olarak adlandırılan bu mezar ,
Alexandros'un (Büyük iskender) komutanlarından birine aittir.
Alexandros’un, Granikos (Biga Çayı) da M.Ö.
334 yılında Perslerle yaptığı ve onları yendiği savaşının hemen
ardından komutanı Parmenion'a: "parkının güzelliği ile ün salmış
Daskyleion’u ele geçir" diyerek, emir vermesi, eski çağ
dünyasında Daskyleion Paradeisos' unun ne denli ün saldığını ve
güzelliğinin Alexandros'u bile etkilemiş olduğunu
göstermektedir.
Ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi' de
Topkapı Sarayı'nda korunan Seyahatname adlı eserinde Manyas
Kuşgölü’nden ; " İlyas Pınarı'ndan çıkar ve Türkmenler buna
Manyas derler, o kadar derin değil, suyu hayat vericidir. Bu göl
kaz, ördek, kuğu, bozbakkal, yeşilbaş, saka ve diğer kuşlarla
dolu olur. Her gece kuğu, kaz sesinden kanat şakırtısından
Manyas Sahrası titrer". diye söz etmektedir.
Kuş cennetini ortaya çıkaranlar 1939
yılında bölgeyi ziyaret eden İstanbul Üniversitesi Fen
Fakültesi’nde görev yapan Alman Profesör Curt Kosswig ve eşi
Leonore Kosswig'dir. Kosswig 1952 yılında yörede bir biyoloji
istasyonu kurup, istasyon bekçisine yöreyi koruma görevi vermiş
ve sahanın koruması 1959 yılına kadar Kurt Kosswig ve eşinin
çabalarıyla süregelmiştir.
Manyas Gölü
kenarındaki göçmen kuşları ve kuşların konak yerlerini korumak,
zengin kuş çeşitlerini ve güzel manzarayı meraklıların ve
ziyaretçilerin hizmetine sunmak amacıyla Manyas Kuşgölü'nün
kuzey doğu sahilindeki 52 hektarlık alan 1959 yılında Milli Park
ilan edilmiş, 1975 yılında Milli Park alanı 64.1 hektara
çıkarılmış,1977 yılında gölün tamamım içerisine alan 25.0000
hektarlık alan ’’ Yaban Hayatı Koruma Sahası ’’ ve 1981 yılında
da Milli Park ve yakın çevresi ’’ I.Derece Doğal Sit Alanı ’’
ilan edilmiştir.1994 yılında Türkiye'nin Ramsar (Uluslararası
Sulak Alanların Korunması) Sözleşmesine taraf olmasıyla
birlikte, gölün doğusunda kalan 10200 hektarlık bölümü Ramsar
Listesine dahil edilerek Ramsar alanı olarak tescil edilmiştir.
Etkili bir korumayla artan kuşlardan
dolayı Kuşcenneti Milli Parkı, 15 Mart 1976 tarihinde Avrupa
Konseyi tarafından tabiatın en iyi korunduğu yerlere verilen "A"
sınıfı Avrupa Diploması ile ödüllendirilmiştir. |