SAĞLIK KÖŞESİ

 

Sağlıklı Yaşamın Püf Noktaları

Sağlıklı yaşamın en önemli unsurunun her fırsatta aktivitede bulunmak olduğunu belirten uzmanlar, bununla birlikte sağlıklı beslenmeyi öneriyor.

Bolu'daki İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Diyetisyeni Hülya Erem, sağlıklı yaşamın için tavsiyelerde bulunurken, "Telefonla konuşurken ayakta durun. Televizyon izlerken ütü yapın. Aracınızı süpermarketin otoparkının en 

uzak köşesine park edin'' dedi.

Basit fiziksel aktivitelerle kalp hastalığı, inme, diyabet ve osteoporoz gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskinin azaltılabileceğini belirten Diyetisyen Erem, hareketsiz yaşamdan kurtulmak için şu öğütlerde bulundu.

Altın öğütler

* Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.
* Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.
* Telefonda konuşurken ayakta durun.
* Her gün yarım saat daha az televizyon izleyin.
* Televizyon izlerken ütü yapın.
* Kısa mesafelerde araba kullanmayın.
* Arabanızı alışveriş yapacağınız süper marketin otoparkının en uzak köşesine park edin.
* Merdivenleri birkaç kalori daha yakma fırsatı olarak görün.
* Ev işi yaparken kendinizi daha canlı hissetmeniz için, hareketli müzikler dinleyin.
* Çocuklarla oynarken daha aktif olun.
* Arkadaşlarınızla yemek-içme dışında, çeşitli aktiviteler için de bir araya gelin.
* Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin.
* Aktiviteyi bir görev olarak değil, kendinizi rahatlatmak için bir fırsat olarak görün.

Diyetisyen Erem, formda kalmak için atılacak bir sonraki adımın ise, düzenli yürüyüş, bisiklet gezisi, dans ve yüzme gibi sporlar yapmak olduğunu söyledi.

 

Kadınlarda D Vitamini Eksik

'Osteoporoz ve D vitamini eksikliği bilgi düzeyi' araştırması, her 3 kadından sadece birinin D vitamini almayı düşündüğünü ortaya koydu. Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından yaptırılan ve 13 ilde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarını değerlendiren Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Sarıdoğan şunları söyledi: "40-64 yaş aralığında 216 kadınla görüşüldü. Çalışmaya katılanların yarısına yakını D vitamini eksikliğinin

nelere yol açtığını bilmediğini belirtirken, 3 kadından sadece biri bu vitamini yeterli düzeyde aldığını düşündüğünü ifade etti. Her 3 kadından biri D vitamini eksikliğini giderme yollarını bilmediğini söyledi. Buna göre, katılımcıların yüzde 43'ünün yazın, yüzde 56'sının da kışın güneş ışığından yeterince yararlanmadığı tespit edildi."
 

Bütün Sorumluluk Doktorlarda

Yargıtay, doktorların, hafif dahi olsa bütün kusurlarından sorumlu olduklarını vurgulayarak, doktorun, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu, tıbbi açıdan zamanında gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedavi yöntemini de gecikmeden belirleyip uygulamak zorunda olduğunu kaydetti.

Özel bir hastanede sezaryenle doğum yapan bir hastanın, beyin fonksiyonlarının durup komaya girmesi sonucu ölümü nedeniyle, hastanın ailesi, anestezi uzmanı doktor ve hastane hakkında tazminat davası açtı.

Yerel Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, davacılara çeşitli miktarlarda maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını davalılar yararına bozdu.
Daire, olayda davalı doktor ve hastanenin kusuru olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesini kararına gerekçe gösterdi.

Dairenin kararında, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurlarının, hafif dahi olsa sorumluluğunun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğine işaret edildi.

“DOKTORUN SORUMLULUĞU...”
Doktorun, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu, tıbbi açıdan zamanında gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedavi yöntemini de gecikmeden belirleyip uygulamak zorunda olduğu vurgulanan kararda, doktorun, asgari düzeyde dahi olsa, tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlü olduğu kaydedildi. Kararda, şöyle denildi:
“Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir tercih yaparken de hastasının ve hastalığının özelliklerini göz önünde tutmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmalı, en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de hasta, tedavisini üstlenen meslek mensubu doktorundan tedavisinin bütün aşamalarında mesleğin gerektirdiği titiz bir ihtimam ve dikkati göstermesini, beden ve ruh sağlığı ile ilgili tehlikelerden kendisini bilgilendirmesini güven içinde beklemek hakkına sahiptir.
Gereken özeni göstermeyen vekil, ilgili kanun hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır.”

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMALI
Somut olayda, davalı doktor hakkında açılan ceza davasının 4616 sayılı Yasa gereğince ertelendiği anımsatılan kararda, mahkemece ceza davasında alınan Adli Tıp ve Yüksek Sağlık Şurası raporlarına dayanılarak sonuca gidildiği belirtildi. Kararda, davalılar tarafından bu raporlara itiraz edilmesine rağmen, mahkemece bu itirazlar üzerinde yeterince durulmadığı ifade edilerek, “Bu durumda, mahkemece davalıların ceza dosyasında alınan raporlara itirazları üzerinde durularak üniversiteden konusunda uzman, anestezi ve kadın doğum hastalıkları uzmanlarının da bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden açıklamalı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, olayda davalı doktor ve hastanenin kusuru olup olmadığının belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

 
ŞİFALI BİTKİLER PROGRAMINI BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN..
 

BALIKESIR

NÖBETÇİ
ECZANELER

ALTIN
BORSASI

 
 
 
 
 

RÖPORTAJLAR|SİZDEN GELENLER|FİNANS|HABERLER|SAĞLIK|OTOMOBİL|EMLAK|KÜLTÜR-SANAT|SİNEMA|REFERANSLAR|REKLAM
 

 Copyright © 2007  BandırmaNET
   Tasarım: HiMedya