| |
|
| |
|
|
>>Bandırma'nın
Tarihi
>>Atatürk'ün
Bandırmaya Gelişleri |
|
|
|
TARİHÇE |
|
Bandırma'nın
içinde bulunduğu
bölgede yapılan kazı ve araştırmalardan, bu alanda M.Ö. 6.bin
yılının ortalarına uzanan Neolitik ve 5.bin yılının sonlarına
uzanan Kalkolitik yerleşmelerin olduğu tespit edilmiştir.
M.Ö. 4.binde
bölgede Yortan kültürünü ve M.Ö. 3.binde ilk Tunç çağı ile
birlikte bölgede Troia kültürü ile paralellik taşıyan
yerleşmelerin varlığı görülmektedir. M.Ö.2.bin başlarında yörede
bilinmeyen nedenlerle yerleşmelerin azaldığını görüyoruz. Daha
sonra Demir Çağı (M.Ö. 1200 -52S] ile birlikte Bandırma
bölgesinin belirgin bir şekilde yeniden önem kazandığını, Antik
Ege'den ve Balkanlar'dan Anadolu'ya göçlerin olduğunu ve yörenin
yeni kültürlerle tanıştığını anlıyoruz.
M.Ö. 2. binin
sonlarında; bölgenin Osmanlı egemenliğine girinceye kadar ki
dönem içerisinde bölgede büyük bir kültür mozaiğinin
yaşandığını, Frigler'in, Lidyalılar'ın, Mysialılar'ın,
Traklar'ın, Persler'in, Makedonlar'ın Roma ve Bizanslılar'ın
etkili oldukları anlaşılmaktadır. |
|
 |
|
M.Ö. 550-334
yıllarında Persler'in
egemenliğinde kalan bölge Daskylieon'da bulunan Pers (Akhaemenid)
Satrap'lığı (Genel Valilik) nedeniyle çok önem kazanmıştır.
Büyük
İskenderin M.Ö. 334 yılında Persler'i yenmesiyle bölge
Makedonyalıların eline geçmiş, sonraki yularda Türkler'in eline
geçinceye kadar Roma ve Bizans yönetiminde kalmıştır.
Bandırma'nın
kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Kapıdağ
Yarımadası'ndaki Kyzikos Antik Şehri ile aynı zamanda kurulmuş
olabileceği sanılmaktadır. Eski Bandırma bugünkü şehir
merkezinden 2 km kadar kuzeyde bulunan ve günümüzde Livatya ve
Ağıldere olarak bilinen yörede kurulmuştur. O dönemde bir
balıkçı köyü olan ve Kyzikos tarafından da kullanılan
Bandırma'ya limanından dolayı "Güvenilir Liman" anlamına gelen
PANORMOS adı verilmiştir. Panormos Çanakkale'den İzmir'e kadar
uzanan ve 20 kadar antik kenti içine alan Mysia sınırları
içerisinde bulunuyordu.
Bandırma'ya
Türkler'in girişi ise Anadolu'da ilk Türk Devletini kuran
Kutalmışoğlu Süleyman Beyin 1076 yılında Kyzikos'la birlikte
Aydıncık ve Bandırma'yı fethetmesiyle gerçekleşmiştir. 1106
yılında Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan'ın vefatı sonrası bölge
tekrar Bizans egemenliğine geçmiştir. 1115 yılında Bölgeye hücum
eden Türkler Bursa ve Apollonia'yı alarak Kyzikos ve Panormos
üzerine yürümüşler, ancak Haçlılar'ın ardı arkası kesilme-yen
akınları karşısında geri çekilmişler bölge Bizans egemenliğinde
kalmıştır.
12. yüzyılın
sonlarında Selçuklu Uç Beyleri egemenliklerini ilan etmişler,
bölgeyi idare eden Karesi Bey daha sonraları Marmara ve
Çanakkale sahillerini, Karabiga ile birlikte bazı şehirleri
eline geçirmiştir.
Türkler'in
bölgedeki hâkimiyetinden çekinen Bizanslılar Anadolu'da Türk
Beylerinin ilerleyişini durdurmak için İspanya'dan Katalan 1ar
adıyla büinen paralı askerler getirerek Kyzikos'a
yerleştirmişlerdir. |
|
 |
|
Kyzikos'un 6
mil ötesinde bir su kenarında eşleri ve çocuklarıyla birlikte
karargah kuran Karesi Beyliğine bağlı Türkler Katalanlar'ın ani
hücumuna uğramış ve 5 bin'e yakın kayıp vermişlerdir. Katalanlar
bölgeyi yakıp yıkmışlar 10 yaşın üzerinde bütün erkekleri
öldürmüşlerdir. Bundan sonra Bizanslılar'ın egemenliğine giren
bölge 1336 yılında Orhan Gazi zamanında Osmanlılar'ın eline
geçmiştir. Bu yıllarda küçük bir balıkçı köyü olan
Bandırma'nında içinde bulunduğu bölgenin sorumluluğu Orhan Gazi
tarafından Süleyman Paşaya verilmiştir. |
|
Evliya
Çelebi Seyahatname-sinde
de, Bandırmayı şöyle anlatır; Anadolu eyaletinde. Bursa
Sancağına bağlı olup, yüzelli akçelik kazadır. Bir hakimi de
gümrük eminidir. Yeniçeri serdarı, sipahi kethüda yeri, muhte-sibi,
bacdarı, ankibi, ayan ve eşrafı vardır. Marmara denizinde büyük
bir ticaret iskelesidir. On iki mahallesi olup, on yedi de
mihrabı vardır.Binaları alçaklı yüksekli, kiremit örtülü evler
olup,Denizinin kıyılarında kurulmuştur. İskele başındaki
gümrüğü yetmiş yük akçe kiraya verilir. Çocuk mektebi, derviş
tekkeleri ve hamamları vardır. Çarşısında bütün sanatkarlar
varsa da bedesteni yoktur. Hazret-i Süleyman 'in Hatunu Belkıs,
kah burada kah Edincik'de otururdu."
Bir süre
Aydıncık
ve Hüdavendigar'a
bağlı olan Bandırma 16. Yüzyılın 2. yarısında Galata
Kazası Kapıdağ Nahiyesine bağlanmıştır.
Bandırma'nın o
yıllardaki gelişmesinde Padişahın Dergah-ı Ali çavuşlarından
Haydar Çavuş' un Bandırma'ya yerleşmesi önemli bir etken
olmuştur. Bazı kaynaklarda Bandırma'ya sürgün olarak
gönderildiği belirtilen Haydar Çavuş, sahilde kendi adını
taşıyan bir cami, medrese, hamam, beş ev, on dükkan
yaptırmıştır. Bu eserleri
vakıf olarak
Bandırma'ya bırakan Haydar Çavuş'un bundan sonraki yaşamı
konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. |
 |
|
Bandırma, 1830
yılında Kapıdağ bucağına bağlanmış, Tanzimata kadar voyvodalıkla
idare edilen Bandırma Tanzimatın üanmdan sonra gerçekleştirilen
idari yapılanmanın ardından Erdek ilçesine bağlı bir bucak
olmuştur.
1874 yılında
büyük bir yangın geçiren Bandırma'nın tamamına yakını bu
yangında harap olmuştur. Yangın sonrası Bandırma kısa zamanda
yeniden onarılmış, Haydar çavuş camii de on bir yılda kagir
olarak yeniden yapılmıştır.
1876- 1878
Osmanlı-Rus savası sonunda, Kırım ve Romanya'dan göç
eden Tatarlar'ın Bandırma'ya yerleştirilmesi şehirde bir
canlanmaya ve nüfusunun artmasına neden olmuştur. Bu
gelişmeler sonrası Bandırma, 1878 yılında Karesi Sancağı'na
(Balıkesir) bağlı bir ilçe merkezi haline getirilmiştir. 1879
yılı salnamesinde Belediyenin yeni seçilmekte olduğu
belirtilmektedir. |
 |
|
1889 yılı salnamesinde ise, Bandırma ile ilgili
şunları öğreniyoruz.
"Kaza Merkezi
Marmara Denizi sahilindedir. 18 mahalle, 9031 nüfusludur. Kaza 5
cami-i şerif, 4 mescit, 5 kilise, 4 manastır, 3 hamam, 10 han,
15 fırın, 6 tabakhane, 14 yel değirmeni, 2 kiremit ocağı, 3
kireç ocağı, 3 eczane, 2 kıraathane, 60 kahvehane, 550 dükkan
200 mağaza, 2850 hane, 17 sübyan mektebi, 1 mektep-i iptidai ve
rüştiye, 2 gaz deposu, 1 baruthane, 1 un fabrikası, 1 askeri
debboy, büyük vapur iskelesi, gene orada Belediye Dairesi, bir
Telgrafhane ve Hükümet Konağı vardır. |
 |
|
Bandırma iskelesi, ticaretgah bir mahal olup
Karesi sancağının ithalat-ihracat başlıca merkezidir.
Dersaadet'den (İstanbul) buraya hemen her gün vapurlar gelir,
gider. Fakat haftada üç postası vardır. Karesi Sancağı'nda
üretilen madenler buradan doğruca Avrupa'ya gönderilir."
ifadeleri yer almaktadır. Birinci Dünya Savaşı şırasında
Bandırma,
Çanakkale Boğazının kapatılması ile bölgesel
olarak büyük bir önem kazanmıştır. Askeri ve ekonomik alandaki
bu stratejik konum, ilçede î her şeyin canlanmasını sağlamıştır. |
|
Milli Mücadelede Bandırma
Mondros Ateşkes
anlaşmasının imzalanmasından sonra, coğrafi konumu nedeniyle
Bandırma 'nın da işgal edileceği tahmin ediliyordu. Bu nedenle,
Rum ve Ermeniler'in olası taşkınlıklarından korunmak ve işgale
hazırlıklı bulunmak amacıyla Bandırma'da Cemiyet-i İslamiye
adıyla bir örgüt oluşturulmuştur. Bu örgüt, işgale karşı halkın
örgütlenmesi konusunda çok başarılı olamamıştır. Özellikle Rum
ve Ermeniler'in tavırları buna engel olmuştur. Cemiyet-i
İslamiye örgütü daha sonra Kuvay-ı Milliye Teşkilatı'na
katılmıştır. 02 Temmuz 1920 tarihinde Yunanlılar tarafından
işgal edilen Bandırma 2 yıl 2 ay 15 gün işgal allında kalmıştır.
Bandırma'da çok uzun yıllar Türkler'le bir arada, kardeşçe
yaşayan Ermeniler ve Rumlar özellikle işgal yıllarının son
zamanlarında Türkler'e büyük baskılar, işkenceler ve
çılgınlıklar yapmışlardır.
Büyük kurtarıcı Mustafa KEMAL ATATÜRK
'ün
önderliğinde birer birer işgalden kurtarılan Anadolu toprakları
özgürlüğün doyumsuz tadını yaşıyorlardı. |
|
 |
|
Bandırma'da
daha fazla kalamayacaklarını anlayan ve Anadolu'dan gelen Türk
Ordusunun zafer haberleriyle telaşa kapılan Yunanlılar, önceden
Mamun bahçeleri diye bilinen bölgede topladıkları erkekleri ve
çocukları 16 Eylül günü eski Haydarçavuş Camiine kapatmışlardır.
Camiye koydukları bombalarla masum insanları acımasızca
katletmeyi planlayan işgalciler, şehri yakarak Erdek'te bekleyen
gemilerle kaçmak üzere yola çıkmışlardır. Düşmanı kovalayan
ordumuz bugün Ayyıldıztepe Mahallesinin bulunduğu bölgede
düşmanla savaşa başlamıştır. Burada yaşanan şiddetli
çarpışmalarda, Kocaeli Grubu Kumandanlığı'na bağlı 61. Alay
Komutanı Yarbay Vecihi Bey ve Binbaşı Süleyman Bey başta olmak
üzere toplam 80 askerimiz şehit olmuştur. Vatanımızın her karış
toprağı gibi Bandırma'da şehit kanlarıyla sulanarak 17 Eylül
1922 tarihinde işgalden kurtarılmış, düşman yenilmiş ve zafer
kazanılmıştır. |
 |
|
Bu zafer,
Kurtuluş Savaşımızda düşmanla yaşanan son silahlı çarpışmalar
sonucu elde edildiği için ayrı bir önem taşımaktadır. Hasan
Tahsin'in ilk kurşunuyla başlayan Milli Mücadele Bandırma
Ayyıldıztepe'de yaşanan çarpışmalarda düşmana sıkılan SON
KURŞUNLA, zaferle sonuçlanmıştır.
Karesi Sancağına bağlı olan Bandırma yeni değişiklikle 29 Ekim
1923 tarihinde Balıkesir Vilayetine bağlı ilçe haline
getirilmiştir.
|
|
|
|
 |