| |
|
* Tur Hâlâ Ortada
* Döküldüler!
|
|
 |
|
Ahmet Çakar
|
|
| |
|
|
|
|
Döküldüler! G.Saray
sadece Şampiyonlar Ligi'ni kaybetmedi; belki de Skibbe'yi kaybetti.
Galatasaray sadece milyonlarca euro kaybetmedi; belki de yeni gelen
transferlerin karizmaları çizildi.
Geçen sezonki Galatasaray ile bu yılki Galatasaray'a bakıyoruz; en
önemli fark ceza alanı içi. Dün gece Galatasaray ataklarında neredeyse
bir, hadi bilemediniz iki oyuncu hücum bölgesindeydi. Hücumda fazla
adamla mücadele etmek için ille de çift santrforla oynamaya gerek yok.
Nonda gibi ileriye tek santrfor koyuyorsanız arkasında oynayan oyuncular
hücumda sürekli çoğalmalılar. Ama dün gece bakıyoruz ki ne Kewell ne
Arda ne de Linderoth bunları yapamadılar.
Koskoca Galatasaray rakip kaleye bir şut atamadı. Şut atmıyorsunuz,
kanatlardan sıfıra inemiyorsunuz. O halde maçı nasıl kazanacaksınız.
ÖN LİBERO DEMEK...
Dün gece de böyle oldu. Maçın hemen başlarında Kewell'ın direkten dönen
şutu hariç Galatasaray'ın tek pozisyonu yok. Üstelik geriden şişirme
toplara da bir tek Nonda kafa vurmaya çalıştı ama Steaua defansı duvar
gibi... Neredeyse tüm hava toplarını aldılar.
Mehmet Topal iyi değildi. Ayhan da öyle... Çok fazla kendi defanslarına
yakın oynuyorlar. Adeta işin kolayına kaçıyorlar. Ön libero demek,
sadece savunma görevi yapmak değildir. Hücumda da gerekli
organizasyonları yapıp ileri çıkabilmektir. Linderoth ve Hakan Balta
sadece savunma özellikleri iyi olan futbolcular. Kanatlardan bindirseler
de yetenekleri kısıtlı olduğu için hücum yönleri sürekli aksıyor.
GOL AÇIK OFSAYTTI
Dedik ya, Galatasaray dün gece çok şey kaybetti. Oynayan hiçbir
oyuncunuz vasatı bulamazsa hakem kararları da aleyhinize oluyor. Tıpkı
Galatasaray'ın dün gece yediği ilk goldeki önemli hakem hatası gibi.
Maçı genelde objektif yönetmeye çalışan İtalyan hakem, yardımcısının
açık bir ofsaytı görememesi nedeniyle skoru etkiledi.
Ama dün gece Galatasaray öyle kötü oynadı ki, hakemler bu ofsaytı doğru
görseler bile gol atacak bir görüntüyü maçın hiçbir dakikasında
sergileyemedi.
Kaynak: Sabah Gazetesi 28.08.2008
BAŞA DÖN
|
|
Tur Hâlâ Ortada
Futbol bir-iki
adamla oynanmaz. Dün gece Avrupa şampiyonu apoletli Galatasaray, turu
zora sokacak bir sonuçla sahadan ayrıldı. Sonuçla birlikte oynanan
futbol da çok düşündürücü. Arda, Nonda ve Servet dışında sahada ne
yapmak istediğini bilen bir tek oyuncu yok. Hele bir de böyle maçlara
mağlup başladınız mı geride kalan dakikalar acı veriyor. Önce Aykut'un
büyük hatası, sonra da ancak halı sahalarda görülen bir taç atışı golü
Galatasaray'da tüm dengeleri bozuverdi. Meira bu takıma defansın
göbeğinde oynasın diye alındı. Niye ön libero oynadığını anlamak mümkün
değil. Emre Güngör kaç defa sağ bek oynamış o da belli değil. Ama asıl
üzen ve Galatasaraylılar'ı kahreden Lincoln'ün durumu. Türkiye'de bir
yıldır oynuyor, geçen sezonki ilk maçlar dışında Lincoln diye bir
futbolcu yok. Ya fizik olarak yok ya da teknik olarak yok. Ama asıl
zararı tüm maçlarda hakemlere verdiği negatif elektrik. İlk dakikadan
itibaren neredeyse tüm hakemler ona inanmıyor. O kadar çok kendini
atıyor ki, arada gerçek bir faul ya da penaltı olduğunda onlar da pas
geçiliyor.
YA NONDA OLMASAYDI?
Aslında Galatasaray'ın
önemli eksikleri vardı. Ümit Karan, Kewell ve Linderoth bu takıma önemli
katkı sağlarlar. Galatasaray içeride-dışarıda oynadığı neredeyse tüm
maçlarda atak olmak zorunda. Ama kanatlardan birer adamla hücum
ettiğinde ya da dün geceki gibi orta sahasını forvete destek olarak
göndermediği sürece organize olabilmesi mümkün değil. Dün gece de gelen
goller tamamıyla kişisel yeteneklerin sonucu idi. Ya dün gece Nonda
becerikli olamasıydı ne olacaktı? Ya sakatlıktan kurtulduktan sonra
müthiş bir dönüş yapan Servet, defansta adeta cankurtaran gibi her şeye
yetişmese karşılaşma nasıl bir sonuçla sona erecekti? Ya dün gece Arda
da arkadaşlarına ayak uydursaydı Galatasaray, Bükreş'e nasıl gidecekti?
Sonuç kötü ama Galatasaray için henüz hiçbir şey bitmedi. Rövanşta da en
az Steaua Bükreş kadar şansları var, zira takım kalitesine baktığınızda
rakibinden birkaç gömlek üstünler.
Yeter ki, organize olup gerek defansif gerekse hücum anlamında çağdaş
futbolun gereğini yerine getirsinler.
Kaynak: Sabah Gazetesi 14.08.2008
BAŞA DÖN |
|
|
|
|
|
 |